Kayıtlar

DUBAİ ÇİKOLATASI ÇILGINLIĞI

Resim
Geçmiş yıllarda adını bile duymadığımız Dubai çikolatası, son bir yılda sadece ülkemizde değil tüm dünyada popüler bir ürün oldu. Ve böylesi büyük bir hızla yayılan çikolata, herkesin ilgi odağı haline geldi.   Peki, Dubai çikolatası nın başta sosyal medyada olmak üzere günlük hayatta sürekli karşımıza çıkması bir tesadüf mü, yoksa planlı bir pazarlama tekniği mi? Neden Dubai çikolatası, başka isim mi yoktu diye benim gibi düşüneniz muhakkak olmuştur. Devasa binaların, görkemli alışveriş merkezlerinin ve ışıltılı eğlence mekanlarının olduğu, gösteriş ve lüks tüketimin merkezi sayılan Dubai şehrinin , bir çikolataya isim olarak tercih edilmesi aslında bir tesadüf değildi. İnsanların abartının cazibesine kapılma eğilimi, güç ve zenginliği gösterme gayreti, tüketim çılgınlığına yenik düşme özelliklerinin sergilendiği böylesi bir şehirden ilham alan üreticilerin, başarılı stratejileri sayesinde Dubai çikolatası 2024 yılında adından çok söz ettirdi.   Çikolatanın önceli...

HAKKARİ’DE BİR MEVSİM FERİT EDGÜ

Resim
    Ferit Edgü’nün 1977 yılında O ismi ile yayınladığı; fakat 1982 yılında sinemaya uyarlanması ile Hakkari’de Bir Mevsim olarak ismi değiştirilen eseri, 2024 yılında büyük ilgi görüyor. Edgü’nün asker-öğretmen olarak gittiği Hakkari’nin Pirkanis Köyü’nde yaşadıklarından yola çıkarak yazdığı romandaki öğretmenimiz, politik sebeplerle Hakkari’ye sürülen genç bir kaptandır. Deniz kültürüyle yetişen kahramanımız, karlı dağların arasında unutulan bir dağ köyüne öğretmen olarak görevlendirilmiştir. Yoksulluk ve cahillik içinde kaybolan, feodal yapı içinde adeta bir hapis hayatı yaşayan köylüleri, kaderlerine razı olmak dışında bir çarelerinin kalmadığını anlamış insanları ve öğretmenimizin yaşadıklarını şiirsel bir dille anlatıyor. On üç haneli Kürt köyünde tercüman aracılığı ile konuştuğu muhtar, öğretmene ilk olarak “Kalıcı mısın?” diye sorar.   “Kalıcıyım” cevabını alınca okulun açılması ve çocukların okula gitmesi için öğretmene her türlü yardımı yapar. Devletin ö...

Mustafa KUTLU- UZUN HİKAYE

Resim
  Mustafa Kutlu ve Adaletin Peşindeki Bir Hayat: Uzun Hikâye   Günümüz yazarlarından Mustafa Kutlu , yalnızca hikâye türünde eserler veren nadir yazarlarımızdan biridir. Hikâyelerinde çoğunlukla Anadolu ’yu; cehaleti, yoksulluğu, acıyı ve çeşitli politikalarla geri bırakılmış insanımızın yaşamını anlatır. Anadolu insanının konuşma dilini ve şive özelliklerini başarıyla kullanması, metinlerine ayrı bir sahicilik kazandırır.   Göç, Mücadele ve Umut: Uzun Hikâye   Uzun Hikâye, Bulgaristan göçmeni ve “Sosyalist” lakabıyla anılan Ali’nin hayatını nostaljik bir anlatımla okura sunar. Göç olgusunun yarattığı savrulmalar, kasaba kasaba yaşanan zorluklar, hayatta kalma mücadelesi ve hayal kırıklıkları; sade ama derinlikli bir dille aktarılır.   Ali, sevdiği kızın zengin bir adamın oğluyla evlendirilmek istendiğini öğrenince onu kaçırır. Bu olaydan sonra çift, uzun süre kaçak bir hayat yaşamak zorunda kalır. Sürekli kasaba değiştirdikleri için Ali’nin düzen...

ÇÖREKÇİ FATMA HİKAYESİ

Resim
  Hoş geldin sefalar getirdin; ama önce ben sana soru sorayım.   Beni tanıdığını söyledin; ama çıkaramadım seni! Nerde gördün beni de hele bakayım? Demek öyle! Hatay’a gönderdiğim çörekler vesilesi ile buldun beni. Deprem de var mıydı yakının veya kaybın? Sen de benim gibi destek olmak istedin yani. Dükkanı koyup gidemediğim için çöreklerimi gönderdim.   Zor günlerdi evladım, zor… Canımız çok yandı, çok ocaklar söndü. Allah bir daha öyle acılar yaşatmasın… *** Sana bir şey diyeyim mi bu çörekler var ya Fatma ablanın hayatı…   Şu gördüğün nimet sayesinde neler yaşadım,   kimlerle tanıştım bir bilsen. Bak bu çörekler seni bana getirdi. Ayaklarına sağlık, gel şöyle otur. Sana bir çay getireyim,   yanında da çörek ikram edeyim. Önce karnını doyur, sonra ne istersen sor, bende cevaplayayım. Ama gazeteye basınca haber et de alayım. Hatıra diye saklayım… Korkuyordum tabii. Hatta başıma gelecekleri de biliyordum aslında. Bağıracaklar, küsecekler belki beni ...

UZUN BEYAZ BULUT GELİBOLU - BUKET UZUNER

Resim
 ÇANAKKALE SAVAŞI’NDA SAKLI KALAN SEKSEN BEŞ YILLIK BİR SIR  UZUN BEYAZ BULUT GELİBOLU  Çanakkale gezisi dönüşünde bu kitabı ikinci kez okumak, satırları benim için daha anlamlı kıldı. Şehit kanlarıyla sulanmış toprakları görmek, anlatılanları yalnızca bir kurgu olmaktan çıkarıp derin bir duyguya dönüştürdü. Tarihsel bir roman olan eser, kurgusal yapısı sayesinde merak duygusunu son ana kadar canlı tutuyor. 1915 Çanakkale Savaşı’nda bir Osmanlı teğmeni ile Anzaklı bir askerin beklenmedik karşılaşması üzerinden, savaşın ortasında filizlenen insanlık ve kardeşlik anlatılıyor.   Anzaklı Victoria , savaşta kaybettiği dedesine dair bir iz bulmak için Çanakkale’ye gelir. Gazi Ali Can Çavuş’la ilgili duydukları, onu şaşırtıcı bir gerçeğe yaklaştırır. Ancak bu gerçek, olası sonuçları nedeniyle yıllarca saklı kalır. Buket Uzuner , bilinen efsanelere yaslanmadan, yalın ve etkileyici bir dille milliyetçilik , yurtseverlik ve insanlık kavramlarını güçlü bir kurgu içinde s...

CENKUT YILDIRIM- MUSTAFA KEMALİMİ VURDULAR

Resim
  Bir kitapçının önünden geçerken, Atatürk ’ün at üzerindeki o umut veren görseli dikkatimi çekti. Ancak afişin başlığı, tebessümümü bir anda hüzne çevirdi: “ Mustafa Kemal’imi Vurdular .” Bu başlık beni kitabı elime almaya itti.   Cenkut Yıldırım ’ın romanı, “Mustafa Kemal olmasaydı ne olurdu?” sorusundan yola çıkan çarpıcı bir alternatif tarih kurgusu sunuyor. 1919 ’da Mustafa Kemal’in öldürüldüğü varsayımıyla başlayan hikâyede, Türkiye parçalanmış ve halk kendi topraklarında sözsüz bırakılmıştır.   Yazar, bu karanlık tabloda genç bir kaymakam olan Kemal üzerinden umudu ve direnişi anlatır. Bu kitabı okurken ister istemez şu sorular zihne üşüşüyor: Cumhuriyet olmasaydı ne olurdu? Bağımsızlığımız, dilimiz, kültürümüz bugün hangi noktada olurdu? “Mustafa Kemal’imi Vurdular”, tam da bu sorular üzerinden Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün değerini bir kez daha hatırlatan bir roman. “Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Yorumlara fikrinizi yazabilirsiniz.” İNCELEMEK VE SATIN AL...

BİR VİCDAN HİKAYESİ- KÜÇÜK ARI KİTAP İNCELEMESİ

Resim
Küçük Arı – Bir Vicdan Hikâyesi İkinci Uçurtma Avcısı ile büyük övgüler alan ve satış rekorları kıran Küçük Arı, okumam gereken bir kitap olduğunu hissettirdi. Kapak resmi, hayal, umut ve çaresizlik duygularını aynı anda barındıran bir hikâye okuyacağımı düşündürdü. Hikâyenin Konusu Roman, Afrikalı küçük bir kız olan Küçük Arı’nın, Nijerya ’daki petrol savaşları nın ortasında hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Kitap, Afrikalı olmanın zorluklarını çarpıcı bir şekilde ele alıyor ve bu acıyı sayfalar boyunca hissettirmeyi amaçlıyor. Hikâyeye, kötü giden evliliklerini kurtarmak ve değişiklik yapmak için Nijerya’ya giden Andrew ve Sarah çifti dahil oluyor. Bu yolculuk, onlar için geri dönülmez bir kırılma noktası oluyor, çünkü Nijerya ölüm ve yıkımlara gebe. Küçük Arı’nın yaşadıkları, mültecilik , kimliksiz kalma ve hayatta kalma çabası üzerinden ilerliyor. Roman, bir Afrikalı hayatının ne kadar değersiz görülebildiğini acı bir gerçeklikle gözler önüne seriyor. Kitabın Anlatımı Tüm bu gü...