Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SUNA’NIN SERÇELERİ-GÜLTEN DAYIOĞLU

Resim
  Çocukluk Sevgisi mi, Yetişkinlik Hayal Kırıklığı mı? Suna’nın Serçeleri çocukken beni en çok etkileyen kitaplardan biriydi. Bu yüzden yıllar sonra yeniden elime aldım. Ama bu kez hissettirdikleri bambaşkaydı. Okudukça şunu fark ettim: Bu hikâye, sandığım kadar masum değil. Hatta yer yer “gelin kendimizi kandıralım” hissi veren bir anlatı var. Suna’nın serçelerle kurduğu bağ, ilk bakışta duygusal ve naif görünse de aslında bir kaçış, bir baş etme yöntemi gibi duruyor. Bir çocuğun yaşadığı travmayı hayal dünyasına sığınarak aşmaya çalışması… Bu yönüyle bakınca hikâye daha ağır, daha rahatsız edici bir hâl alıyor. Masumiyetin altındaki mesajlar Asıl çarpıcı olan ise hikâyenin arka planında verilen mesajlar . Bugünden bakınca: * “ Kurallara itaat et ” * “ Büyüklerinin sözünden çıkma ” * “ Kızsan şöyle davran, erkeksen böyle ” gibi kalıpların oldukça belirgin olduğunu görmek zor değil. Hatta bazı bölümlerde: * Erkek çocukların dışarıda çalışması, * Kız çocukların ev işlerine yönlendi...

AAA! SOSYAL KARDEŞLER HAFTALIK

Resim
 Sokaktan Gelen Bir Hikâye: “aaa! Sosyal Kardeşler” Üzerine Çocuk edebiyatında hem eğlendiren hem de fark ettirmeden öğreten kitaplara rastlamak her zaman kolay değil. “Sosyal Kardeşler” ise tam da bu dengeyi kurabilen, sıcaklığıyla okuru içine çeken bir hikâye sunuyor. Kitap, modern hayatın içindeki iki çocuğun bir haftalık yolculuğunu anlatıyor. Anne ve babalarının Japonya’ya gitmesiyle birlikte çocuklar, Afyon’un Dinar ilçesine bağlı Uluköy’de yaşayan nene ve dedelerinin yanına bırakılıyor. Aslında hikâye tam da burada başlıyor. Çünkü bu bir haftalık süreç, yalnızca bir ziyaret değil; aynı zamanda bambaşka bir yaşam biçimiyle tanışma anlamına geliyor. Şehirde tablet ve ekranla iç içe büyüyen çocuklar, Uluköy’de farklı bir dünyayla karşılaşıyor. Sokaklar onların oluyor, tarlalar oyun alanına dönüşüyor. Geleneksel çocuk oyunlarıyla geçirilen saatler, doğayla kurulan bağ ve özgürce geçirilen zaman, kitabın en güçlü yanlarından biri. Özellikle “patpat” diye adlandırılan, bölgeye özg...

HAYVAN HAKLARI ÜZERİNE YAZILAR- OSMAN KEÇELİ

Resim
  GÖRMEZDEN GELDİKLERİMİZ  HAYVAN HAKLARI ÜZERİNE BİR YÜZLEŞME Hayvan Hakları Üzerine Yazılar, Osman Keçeli’nin kaleminden, hayvanlara bakışımızı sorgulatan sarsıcı ama bir o kadar da düşündürücü bir kitap. Keçeli, hayvan haklarını yalnızca merhamet üzerinden değil; etik, politik ve toplumsal bir mesele olarak ele alıyor. Kitap boyunca en çarpıcı nokta, hayvanların “sessizliği”. Duyulmayan çığlıklar, görmezden gelinen acılar… Özellikle balıklar üzerinden anlatılan farkındalık, okuru kendi alışkanlıklarıyla yüzleşmeye zorluyor. Akıcı dili sayesinde kolay okunan ama etkisi uzun süren bir eser. Okurken ister istemez şu soruyla baş başa kalıyorsunuz: Gerçekten duyuyor muyuz, yoksa sadece duymamayı mı seçiyoruz? Kısacası, hayvanlara bakışınızı değiştirebilecek, vicdanınıza dokunan kısa ama güçlü bir okuma. KİTAP İNCELEMEK VE SATIN ALMAK İÇİN

CHARLİE'NİN ÇİKOLATA FABRİKASİ- ROALD DAHL

Resim
  Fantastik Bir Masalın Altındaki Gerçekler Bazı kitaplar belli aralıklarla yeniden okunmalı… İşte Charlie’nin Çikolata Fabrikası benim için onlardan biri. Yıllar önce okuduğumda bıraktığı etkiyle, şimdi yeniden okuduğumda hissettirdikleri aslında farklı ama aynı derecede güçlüydü. Fantastik eserleri çok sık seven biri değilim ama bu kitap gerçekten kendine çekiyor. Çikolata nehirleri, tuhaf makineler ve hayal gücünü zorlayan sahnelerle dolu bu fabrika, ilk bakışta tamamen bir rüya gibi. Ama içine biraz daha dikkatli bakınca, bunun sadece bir “çocuk hikâyesi” olmadığını fark ediyorsun. Fabrikaya giren her çocuk, aslında kendi zayıflığıyla yüzleşiyor. Açgözlülük , şımarıklık, takıntı ve bağımlılık… Hepsi bu fantastik dünyanın içinde birer sınav gibi işliyor. Willy Wonka ise sadece eğlenceli bir mucit değil; kuralları koyan ve sonuçları izleyen biri. Bu da hikâyeyi basit bir masaldan çıkarıp, daha çok bir insan karakteri testine dönüştürüyor. Charlie’nin kazanması ise bende en çok k...

KUMARBAZIN HAYATI / MELİH MADEN

Resim
Kaybetmenin Hikâyesi: Bir Kumarbazın Hayatı Benim için çok özel bir kitaptı. Her sayfasında tarifi zor bir gurur, yer yer de insanın içini burkan bir gerçeklik vardı. Bu hikâye, bir kumarbazın hayatı nı yalnızca oyun masasında değil; aşkta, hayatta ve yaptığı seçimlerde nasıl kaybettiğini anlatıyor. Üniversite yıllarında başlayan o ilk “oyun”, zamanla tüm yaşamına yayılıyor. Sevdiği insanı, kurduğu düzeni ve geleceğe dair umutlarını bile birer kumar gibi görmeye başlayan bir karakterle karşı karşıyayız. ⸻ Kazanmak ile kaybetmek arasındaki ince çizgi Hikâyenin en çarpıcı tarafı, karşımızda alışıldık anlamda güçlü, yenilmez bir kumarbaz olmaması. Aksine, zaaflarıyla , hatalarıyla ve kaybettikleriyle fazlasıyla insan kalan bir karakter var. Bu yönüyle hikâye daha gerçek, daha tanıdık ve daha dokunaklı hale geliyor. Çünkü burada mesele sadece oyun değil; insanın kendisiyle olan savaşı. ⸻ Bitmeyen bir döngü Bazen insan en büyük kaybı, kazanma umudunu hiç bırakmadığı için yaşar. Bu cümle,...

SİMYACI KİTAP İNCELEMESİ PAULO COELHO

Resim
  Simyacı: Bir Rüyanın Peşinden Gitmeye Cesaret Edebilir misin?   Hayat bazen bize bir soru fısıldar: Gerçekten istediğimiz hayatı mı yaşıyoruz, yoksa bize öğretileni mi? Paulo Coelho tarafından kaleme alınan Simyacı, sadece bir roman değil; insanın kendi iç yolculuğuna çıkmasını sağlayan derin bir düşünce kitabı. 1988 yılında yayımlanan bu eser, sade diliyle milyonlarca insanın kalbine dokunmayı başardı.   Bir Çobanın Hikayesi, Aslında Hepimizin Hikayesi Kitabın ana karakteri Santiago , Endülüs ’te yaşayan sıradan bir çoban.   Ama onu farklı kılan şey, gördüğü bir rüyadır. Rüyasında Mısır Piramitleri ’nde bir hazine olduğunu görür. Ve çoğumuzun yapmayacağı bir şeyi yapar: Her şeyi geride bırakıp o rüyanın peşinden gider.   Şimdi kendine dürüstçe sor:  Sen olsan yapar mıydın?   Asıl Yolculuk Dışarıda Değil, İçimizde Santiago’nun yolculuğu sadece fiziksel bir yolculuk değildir. Karşılaştığı her insan, her engel ve her seçi...

AYNI DUYGUDA BULUŞANLAR

Resim
Hiç Tanışmadan Tanımak (Bir kitap dostumun kargo ile gelen sürprizi) Bazen hayat, hiç kesişmediğin bir kalbi, en tanıdık yerinden getirip bırakır avuçlarına. Ne sesini duymuşsundur ne yüzünü görmüş… ama cümlelerin bir yerden birbirine değmiştir. Aynı duyguda soluklanmış, aynı sessizlikte düşünmüş, belki aynı satırların arasında kendinizi bulmuşsunuzdur. Bugün, bir kitap dostumun kargo ile gelen sürprizi kapımı çaldı. Ve bu paket, tam da böyle bir karşılaşmanın sessiz tanığı oldu. Kargo poşetinin içinden çıkanlar yalnızca nesneler değildi. Bir kitabın sayfaları, bir defterin boşluğu, kalemlerin rengi… Hepsi bir araya gelmiş ama aslında tek bir şey anlatıyordu: “Benim için değerlisin.” Kağıda sarılmış bir incelikti bu. Özenle seçilmiş her parçada, görünmeden kurulmuş bir bağın izi vardı. İçinden çıkan kitaplar, sadece okunacak hikâyeler değil; paylaşılmış bir dünyanın devamı gibiydi. Sanki aynı yoldan yürüyen iki yolcunun, birbirine bıraktığı küçük işaretler gibi… Bir de küçük bir...

RUHA DOKUNAN İNSAN ÖYKÜLERİ KİTAP İNCELEMESİ- ÇETİN ORANLI

Resim
  RUHA DOKUNAN İNSAN ÖYKÜLERİ - ÇETİN ORANLI   Ankara Kitap Fuarı’ndan Bir Hatıra   Geçtiğimiz hafta sonu Ankara Kitap Fuarı’ndaydım. Kitaplarımı yeni okurlarla buluşturmanın heyecanını yaşarken, fuarların o tanıdık büyüsüne bir kez daha kapıldım. Kitap fuarına gidenler bilir; kimse oradan eli boş dönmez.     Ben de kucak dolusu kitabın yanı sıra yeni yazarlar ve güzel dostluklarla döndüm evime. Bu isimlerden biri de kıymetli yazar Çetin Oranlı oldu. Kendisiyle fuarda tanıştık ve o günün anısına hediye ettiği Ruha Dokunan İnsan Öyküleri, bir öykü yazarı olmamın da etkisiyle dikkatimi çekti ve okuma listemde ilk sıraya yerleşti.   Hatırlatan, Hissettiren Bir Yolculuk   Bu kitabı birkaç cümleyle anlatmam gerekse şöyle derdim:   Size güzel şeyler hatırlatan, güzel duygular hissettiren bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, bu kitabı okuyun. Bazı kitaplar vardır; okurken yalnızca olayları takip etmezsiniz, kendi içinize doğru bir yolcu...

KÜÇÜK PRENS KİTABINDAN SÖZLER

Resim
 Küçük Prens kitabından: “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.” “Sana ait olanı bu kadar önemli yapan, onun için harcadığın zamandır.” “Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun.” “İnsanların arasında da yalnızlık duyabilir insan.” “Çölü güzelleştiren, bir yerlerde bir kuyu saklıyor olmasıdır.” “Eğer kelebekleri tanımak istiyorsak birkaç tırtıla katlanmak gerekir.” “Büyükler sayılara bayılırlar.” " Bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hale gelir." "Bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hale gelir." BENİ ÇOK ETKİLEYEN SÖZLERDEN SADECE BAZILARI BUNLAR PEKİ SİZİ ETKİLEYEN SÖZLER VAR MI KÜÇÜK PRENS'TEN 

KÜÇÜK PRENS KİTAP İNCELEMESİ

Resim
   ÇOCUK MASALINDAN HAYAT DERSLERİNE  KÜÇÜK PRENS  Küçük Prens , ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında her yaştan okura hitap eden derin bir felsefi eserdir. Antoine de Saint-Exupéry tarafından kaleme alınan bu unutulmaz hikâye, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen nadir eserlerden biridir.   Her okuyuşta farklı duygular uyandıran bu kitap, bize çocukluğumuzu, kaybettiklerimizi ve belki de yeniden bulabileceklerimizi hatırlatır. En çok da bu yüzden belli aralıklarla okurum Küçük Prenses’i.   Hikâye, çöle zorunlu iniş yapan bir pilot ile başka bir gezegenden gelen Küçük Prens’in karşılaşmasıyla başlar. Küçük Prens, kendi küçük gezegeninden (asteroid) ayrıldıktan sonra farklı küçük gezegenleri (asteroidleri) dolaşır ve her birinde yetişkinlerin farklı yönlerini temsil eden karakterlerle tanışır.   Bu yolculuk boyunca okur, bir çocuğun gözünden yetişkin dünyasının ne kadar karmaşık ve çoğu zaman anlamsız olduğunu fark eder....

BİR ÖYKÜ YAZALIM MI? KİTAP İNCELEMESİ/CEMİL KAVUKÇU

Resim
  Bir Öykü Yazalım mı? – Kitap İncelemesi     Giriş Yazmaya nereden başlanır? Bir öykü nasıl kurulur? Bu soruların cevabını, öykü yazmanın inceliklerini sade, akıcı bir dilde anlatan güzel bir kitap tavsiyesinde bulunacağım.  Konu ve Olay Örgüsü Fatoş’un en sevdiği yazar, okullarına gelerek çocuklarla öykü üzerine konuşur ve birlikte yazma etkinliği yapar. Fatoş, bu etkinlikte öykü yazmanın püf noktalarını öğrenir. Okulda öykü yazmaya başlarlar ve yarım kalan öyküyü evde tamamlamaları istenir. Böylece Fatoş’un yazma süreci gerçek bir deneyime dönüşür.   Tema ve Mesaj Kitap, çocuklara sadece bir hikâye sunmakla kalmaz; aynı zamanda yazma sürecinin nasıl geliştiğini de öğretir. Hayal gücünün önemi , okuma alışkanlığının yazmaya katkısı ve sabırla çalışmanın gerekliliği vurgulanır. Özellikle “ sözcüklerle resim yapmak ” düşüncesi, kitabın en etkileyici yönlerinden biridir.   Anlatım ve Dil Cemil Kavukçu ’nun dili sade, akıcı ve anlaşılı...

KEMAL SAYAR- MERHAMET KİTAP İNCELEMESİ

Resim
  KALBİN SESİNİ DUYMAYI UNUTANLARA, SESSİZ AMA DERİN BİR HATIRLATMA...   Kemal Sayar ’ın Merhamet adlı eseri, insanın unuttuğu duygulara yeniden dönmesi için sessiz ama derin bir çağrı niteliğindeki bir deneme kitabı. Sade diliyle dikkat çeken bu eser, kurguya yaslanmadan doğrudan insanın kalbine ve zihnine sesleniyor. Okuyucuya sadece bilgi sunmakla kalmayıp; durup düşünmeyi, hissetmeyi ve kendine dönmeyi hatırlatan bir metin…   Merhamet: kaybolan bir dil Kitap dört bölüm üzerinden ilerler ve her bölümde merhametin farklı bir yüzüyle karşılaşırız. İlk bölümde insanın kalbine, duygularına ve ilişkilerine bakılır. Bu noktada merhametin sadece üzülmek ya da acımak değil; anlamak, fark etmek ve gerçekten hissedebilmek olduğu vurgulanır.   Aşkın derinliği ve modern insan İkinci bölümde aşk konusu işlenir. Modern dünyanın hızına kapılan ilişkilerin aksine, gerçek aşkın daha derin, sabır gerektiren ve insanı olgunlaştıran bir yönü olduğu anlatılır. Aşk...