Mustafa KUTLU- UZUN HİKAYE
Mustafa Kutlu ve Adaletin Peşindeki Bir Hayat: Uzun Hikâye
Günümüz yazarlarından Mustafa Kutlu, yalnızca hikâye
türünde eserler veren nadir yazarlarımızdan biridir. Hikâyelerinde çoğunlukla
Anadolu’yu; cehaleti, yoksulluğu, acıyı ve çeşitli politikalarla geri
bırakılmış insanımızın yaşamını anlatır. Anadolu insanının konuşma dilini ve
şive özelliklerini başarıyla kullanması, metinlerine ayrı bir sahicilik
kazandırır.
Göç, Mücadele ve Umut: Uzun Hikâye
Uzun Hikâye, Bulgaristan göçmeni ve “Sosyalist”
lakabıyla anılan Ali’nin hayatını nostaljik bir anlatımla okura sunar. Göç
olgusunun yarattığı savrulmalar, kasaba kasaba yaşanan zorluklar, hayatta kalma
mücadelesi ve hayal kırıklıkları; sade ama derinlikli bir dille aktarılır.
Ali, sevdiği kızın zengin bir adamın oğluyla evlendirilmek
istendiğini öğrenince onu kaçırır. Bu olaydan sonra çift, uzun süre kaçak bir
hayat yaşamak zorunda kalır. Sürekli kasaba değiştirdikleri için Ali’nin
düzenli bir işi olmaz. Son geldikleri kasabada okul kâtipliği yapmaya başlar.
Adaletin Bedeli
Ali, boş zamanlarında arkadaşlarıyla birlikte okulun
yabani otlarla kaplı bahçesini düzenler; meyve ve sebzeler yetiştirir. Ancak
kasabada “Müdür” lakabıyla anılan kişi, bahçedeki tüm ürünlerin kendisine ait
olduğunu söyleyerek kimseyle paylaşmak istemez.
Ali buna karşı çıkar. Bu emeğin herkesin olduğunu ve eşit paylaşılması gerektiğini savunur.
“Eşit” kelimesini duyan Müdür, Ali’ye “Sosyalist misin?” diye sorar. Sosyalist olmasa bile “evet” diyen Ali, işten çıkarılır. Bunun üzerine tüm ürünleri toplar ve ihtiyaç sahiplerine dağıtır. Müdürün adamlarından kaçmak zorunda kalan Ali ve ailesi kasabayı terk eder. Ancak gittiği her yerde lakabı değişmez: Sosyalist Ali.
Kayıplar ve Yalnızlık
Yeni geldikleri kasabada hurda bir vagonda yaşamaya
başlayan çiftin çocukları Mustafa beş yaşındadır. Bir gün Ali’nin eşi aniden
hastalanır ve kısa süre içinde hayatını kaybeder. Oğlu Mustafa ile baş başa
kalan Ali, burada kalamaz ve başka bir kasabaya göç eder.
Bu kez bir kitapçı dükkânı açar; aynı zamanda bir gazetede köşe yazıları yazar. Ancak siyasi görüşleri nedeniyle tutuklanır. Geride kalan Mustafa, kitapçıda çalışmaya devam eder; fakat kasaba halkının kitaba ilgisinin az olması nedeniyle dükkân iflas eder.
Yeniden yol görünür…
Ama bu kez yola Mustafa tek başına çıkar. Yanında,
babasının elinden hiç düşürmediği daktilosu vardır.
Adaletin Huzuru
Uzun Hikâye, baştan sona adalet kavramı etrafında
şekillenir. Haksızlığa göz yummadığı için hiçbir yerde uzun süre barınamayan
Ali’nin, göçebe hayatına rağmen yılmaması ve hep mutlu kalabilmesi; adaletli
olmanın insana huzur ve içsel bir mutluluk verdiğini gösterir.
Beyaz Perdede Uzun Hikâye
2012 yılında Osman Sınav tarafından sinemaya
uyarlanan Uzun Hikâye, izleyicilerden yoğun ilgi görmüş ve Mustafa Kutlu’nun bu
unutulmaz eserini daha geniş kitlelerle buluşturmuştur.
Neden Okumalı?
• Anadolu insanının sade, gerçek ve
samimi yaşamını yakından tanımak için
• Göç, yoksulluk ve adalet kavramlarının
bir insan hayatında nasıl derin izler bıraktığını görmek için
• Haksızlık karşısında susmamanın
bedelini ve onurla yaşamanın anlamını sorgulamak için
• Mustafa Kutlu’nun yalın ama
etkileyici anlatım gücünü deneyimlemek için
• Mutluluğun zenginlikte değil, adil ve
vicdanlı bir duruşta saklı olduğunu hatırlamak için
• Bir babanın oğluna bıraktığı en
değerli mirasın eşya değil, duruş olduğunu görmek için

Yorumlar
Yorum Gönder