Kayıtlar

çocuk kitabı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SUNA’NIN SERÇELERİ-GÜLTEN DAYIOĞLU

Resim
  Çocukluk Sevgisi mi, Yetişkinlik Hayal Kırıklığı mı? Suna’nın Serçeleri çocukken beni en çok etkileyen kitaplardan biriydi. Bu yüzden yıllar sonra yeniden elime aldım. Ama bu kez hissettirdikleri bambaşkaydı. Okudukça şunu fark ettim: Bu hikâye, sandığım kadar masum değil. Hatta yer yer “gelin kendimizi kandıralım” hissi veren bir anlatı var. Suna’nın serçelerle kurduğu bağ, ilk bakışta duygusal ve naif görünse de aslında bir kaçış, bir baş etme yöntemi gibi duruyor. Bir çocuğun yaşadığı travmayı hayal dünyasına sığınarak aşmaya çalışması… Bu yönüyle bakınca hikâye daha ağır, daha rahatsız edici bir hâl alıyor. Masumiyetin altındaki mesajlar Asıl çarpıcı olan ise hikâyenin arka planında verilen mesajlar . Bugünden bakınca: * “ Kurallara itaat et ” * “ Büyüklerinin sözünden çıkma ” * “ Kızsan şöyle davran, erkeksen böyle ” gibi kalıpların oldukça belirgin olduğunu görmek zor değil. Hatta bazı bölümlerde: * Erkek çocukların dışarıda çalışması, * Kız çocukların ev işlerine yönlendi...

AAA! SOSYAL KARDEŞLER HAFTALIK

Resim
 Sokaktan Gelen Bir Hikâye: “aaa! Sosyal Kardeşler” Üzerine Çocuk edebiyatında hem eğlendiren hem de fark ettirmeden öğreten kitaplara rastlamak her zaman kolay değil. “Sosyal Kardeşler” ise tam da bu dengeyi kurabilen, sıcaklığıyla okuru içine çeken bir hikâye sunuyor. Kitap, modern hayatın içindeki iki çocuğun bir haftalık yolculuğunu anlatıyor. Anne ve babalarının Japonya’ya gitmesiyle birlikte çocuklar, Afyon’un Dinar ilçesine bağlı Uluköy’de yaşayan nene ve dedelerinin yanına bırakılıyor. Aslında hikâye tam da burada başlıyor. Çünkü bu bir haftalık süreç, yalnızca bir ziyaret değil; aynı zamanda bambaşka bir yaşam biçimiyle tanışma anlamına geliyor. Şehirde tablet ve ekranla iç içe büyüyen çocuklar, Uluköy’de farklı bir dünyayla karşılaşıyor. Sokaklar onların oluyor, tarlalar oyun alanına dönüşüyor. Geleneksel çocuk oyunlarıyla geçirilen saatler, doğayla kurulan bağ ve özgürce geçirilen zaman, kitabın en güçlü yanlarından biri. Özellikle “patpat” diye adlandırılan, bölgeye özg...

CHARLİE'NİN ÇİKOLATA FABRİKASİ- ROALD DAHL

Resim
  Fantastik Bir Masalın Altındaki Gerçekler Bazı kitaplar belli aralıklarla yeniden okunmalı… İşte Charlie’nin Çikolata Fabrikası benim için onlardan biri. Yıllar önce okuduğumda bıraktığı etkiyle, şimdi yeniden okuduğumda hissettirdikleri aslında farklı ama aynı derecede güçlüydü. Fantastik eserleri çok sık seven biri değilim ama bu kitap gerçekten kendine çekiyor. Çikolata nehirleri, tuhaf makineler ve hayal gücünü zorlayan sahnelerle dolu bu fabrika, ilk bakışta tamamen bir rüya gibi. Ama içine biraz daha dikkatli bakınca, bunun sadece bir “çocuk hikâyesi” olmadığını fark ediyorsun. Fabrikaya giren her çocuk, aslında kendi zayıflığıyla yüzleşiyor. Açgözlülük , şımarıklık, takıntı ve bağımlılık… Hepsi bu fantastik dünyanın içinde birer sınav gibi işliyor. Willy Wonka ise sadece eğlenceli bir mucit değil; kuralları koyan ve sonuçları izleyen biri. Bu da hikâyeyi basit bir masaldan çıkarıp, daha çok bir insan karakteri testine dönüştürüyor. Charlie’nin kazanması ise bende en çok k...

KÜÇÜK PRENS KİTABINDAN SÖZLER

Resim
 Küçük Prens kitabından: “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.” “Sana ait olanı bu kadar önemli yapan, onun için harcadığın zamandır.” “Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun.” “İnsanların arasında da yalnızlık duyabilir insan.” “Çölü güzelleştiren, bir yerlerde bir kuyu saklıyor olmasıdır.” “Eğer kelebekleri tanımak istiyorsak birkaç tırtıla katlanmak gerekir.” “Büyükler sayılara bayılırlar.” " Bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hale gelir." "Bir yalandan sonra bütün gerçekler şüpheli hale gelir." BENİ ÇOK ETKİLEYEN SÖZLERDEN SADECE BAZILARI BUNLAR PEKİ SİZİ ETKİLEYEN SÖZLER VAR MI KÜÇÜK PRENS'TEN 

KÜÇÜK PRENS KİTAP İNCELEMESİ

Resim
   ÇOCUK MASALINDAN HAYAT DERSLERİNE  KÜÇÜK PRENS  Küçük Prens , ilk bakışta bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında her yaştan okura hitap eden derin bir felsefi eserdir. Antoine de Saint-Exupéry tarafından kaleme alınan bu unutulmaz hikâye, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen nadir eserlerden biridir.   Her okuyuşta farklı duygular uyandıran bu kitap, bize çocukluğumuzu, kaybettiklerimizi ve belki de yeniden bulabileceklerimizi hatırlatır. En çok da bu yüzden belli aralıklarla okurum Küçük Prenses’i.   Hikâye, çöle zorunlu iniş yapan bir pilot ile başka bir gezegenden gelen Küçük Prens’in karşılaşmasıyla başlar. Küçük Prens, kendi küçük gezegeninden (asteroid) ayrıldıktan sonra farklı küçük gezegenleri (asteroidleri) dolaşır ve her birinde yetişkinlerin farklı yönlerini temsil eden karakterlerle tanışır.   Bu yolculuk boyunca okur, bir çocuğun gözünden yetişkin dünyasının ne kadar karmaşık ve çoğu zaman anlamsız olduğunu fark eder....

BİR ÖYKÜ YAZALIM MI? KİTAP İNCELEMESİ/CEMİL KAVUKÇU

Resim
  Bir Öykü Yazalım mı? – Kitap İncelemesi     Giriş Yazmaya nereden başlanır? Bir öykü nasıl kurulur? Bu soruların cevabını, öykü yazmanın inceliklerini sade, akıcı bir dilde anlatan güzel bir kitap tavsiyesinde bulunacağım.  Konu ve Olay Örgüsü Fatoş’un en sevdiği yazar, okullarına gelerek çocuklarla öykü üzerine konuşur ve birlikte yazma etkinliği yapar. Fatoş, bu etkinlikte öykü yazmanın püf noktalarını öğrenir. Okulda öykü yazmaya başlarlar ve yarım kalan öyküyü evde tamamlamaları istenir. Böylece Fatoş’un yazma süreci gerçek bir deneyime dönüşür.   Tema ve Mesaj Kitap, çocuklara sadece bir hikâye sunmakla kalmaz; aynı zamanda yazma sürecinin nasıl geliştiğini de öğretir. Hayal gücünün önemi , okuma alışkanlığının yazmaya katkısı ve sabırla çalışmanın gerekliliği vurgulanır. Özellikle “ sözcüklerle resim yapmak ” düşüncesi, kitabın en etkileyici yönlerinden biridir.   Anlatım ve Dil Cemil Kavukçu ’nun dili sade, akıcı ve anlaşılı...

SEVİM AK DALGALAR DEDİKODUYU SEVER KİTAP İNCELEMESİ

Resim
DALGALAR DEDİKODUYU SEVER Sevim Ak’ın Kaleminden Denizle Anlatılan Hayat “Ah, şu dalgalar ne boşboğazdırlar… ” cümlesi daha ilk öyküde insanı kitabın içine çekiyor.  Deniz ve dalga arasındaki o bitmeyen atışma, aslında insan karakterine ışık tutuyor. Dalgalar sır tutamaz; fısıltıları taşır, sözleri büyütür, bazen incitir. Deniz ise sakindir, büyüktür ve bu laflara aldırış etmez. Suskunluk büyük bir erdemdir der belki de.   Sevim Ak , bu iki unsur üzerinden insan ilişkilerini, sırları, hayal kırıklıklarını ve umutları anlatır. Dalgalar Dedikoduyu Sever dokuz öyküden oluşuyor. Çocuklara yazılmış gibi görünse de, satır aralarında büyüklere güçlü mesajlar veriyor . Sade, duru ve anlaşılır bir dili var; ama bu sadeliğin içinde derin bir bilgelik saklı.   “ Gökyüzündeki yıldızlar kadar erişilmez sanırdım hayallerimi. Şimdi eriştim bazılarına. Eriştim de ne oldu?” sorusu, insanın hayallere ulaşsa bile içindeki boşluğu sorgulayabileceğini gösteriyor.   “Yaşam ne basit,” dem...