SİMYACI KİTAP İNCELEMESİ PAULO COELHO
Simyacı: Bir Rüyanın Peşinden Gitmeye Cesaret Edebilir misin?
Hayat bazen bize bir soru fısıldar:
Gerçekten istediğimiz hayatı mı yaşıyoruz, yoksa
bize öğretileni mi?
Paulo Coelho tarafından kaleme alınan Simyacı,
sadece bir roman değil; insanın kendi iç yolculuğuna çıkmasını sağlayan derin
bir düşünce kitabı. 1988 yılında yayımlanan bu eser, sade diliyle milyonlarca
insanın kalbine dokunmayı başardı.
Bir Çobanın Hikayesi, Aslında Hepimizin Hikayesi
Kitabın ana karakteri Santiago, Endülüs’te yaşayan
sıradan bir çoban. Ama onu farklı kılan
şey, gördüğü bir rüyadır. Rüyasında Mısır Piramitleri’nde bir hazine olduğunu
görür.
Ve çoğumuzun yapmayacağı bir şeyi yapar:
Her şeyi geride bırakıp o rüyanın peşinden gider.
Şimdi kendine dürüstçe sor:
Asıl Yolculuk Dışarıda Değil, İçimizde
Santiago’nun yolculuğu sadece fiziksel bir yolculuk
değildir.
Karşılaştığı her insan, her engel ve her seçim onu
biraz daha değiştirir.
* Bir kral ona kaderini hatırlatır
* Bir billuriyeci hayallerin ertelenmesini gösterir
* Bir İngiliz bilgi arayışını temsil eder
* Ve Simyacı… hayatın özünü öğretir
Bu yolculuk bize şunu fark ettirir:
Hazine, varılacak yerde değil; dönüşen insanın içindedir.
Kitabın Kalbine Dokunan Düşünceler
Simyacı’nın en güçlü yanı, insanı kendisiyle
yüzleştiren cümleleridir.
“İnsanlar başkalarının nasıl yaşaması gerektiğini
bilirler, ama kendi hayatlarını nasıl yaşayacaklarını bilmezler.”
“Bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onu
gerçekleştirmen için iş birliği yapar.”
Bu sözler sadece okunmaz… İnsanın içine yerleşir.
Modern Hayat ve Kaybolan Hayaller
Bugünün dünyasında çoğumuz Santiago’nun tam tersi
bir yol seçiyoruz.
* Güvende kalmak için hayallerimizden
vazgeçiyoruz
* “Doğru
zaman”ı beklerken yılları harcıyoruz
* Ve sonunda
sadece yaşamış olmak için yaşıyoruz
Peki, gerçekten bu mu hayat? Yol mu Daha Değerli, Son mu?
Simyacı bize çok net bir cevap vermez. Ama
düşündürür.
Hazineye ulaşmak mı önemliydi?
Yoksa o yolda öğrenilenler mi?
Benim cevabım net: Yol.
Çünkü insanı değiştiren şey varış noktası değil, o
noktaya gelene kadar yaşadıklarıdır.
Küçük Bir Hikaye, Büyük Bir Ders
Kitapta geçen bir hikaye vardır:
Bir delikanlı mutluluğun sırrını öğrenmek ister. Bir
bilge ona bir kaşık içinde yağ verip sarayı gezmesini ister. Delikanlı yağı
dökmeden geri döner ama hiçbir şeyi fark etmemiştir. İkinci denemede her şeyi
görür; ama yağ dökülür.
Bilgenin cevabı çok nettir:
“Mutluluğun sırrı, dünyayı keşfederken elindekini
kaybetmemektir.”
Son Söz
Simyacı, bir kitap olmaktan çok daha fazlası.
Bir hatırlatma.
* İçindeki sesi susturma
Ve en önemlisi…
Yaşamak zorunda olduğun için değil, yaşamak
istediğin için yaşa!
Şimdi sana son bir soru:
Sen hâlâ başkalarının çizdiği yolda mı yürüyorsun, yoksa kendi hikâyeni yazmaya hazır mısın?
.jpeg)

.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder