Kayıtlar

UMUDA YOLCULUK KİTAP İNCELEMESİ ELİF ÜNAL YILDIZ

Resim
  Günümüz yazarlarıyla okuma serüvenimde bu kez Elif Ünal Yıldız ’ın Umuda Yolculuk adlı kitabı yer aldı. Kitabı bitirdiğimde, güzel ülkemizde kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha düşündüm. Gerçi kadın olmak, dünyanın neresinde olursanız olun, başlı başına bir mücadele. Bir Kadın Hikâyesi Umuda Yolculuk, Diyarbakır ’da başlık parası karşılığında zorla evlendirilen Yağmur ’un yaşadıklarını konu alıyor. Okur, Yağmur’un hikâyesini bir ceza avukatı olan Deniz ’in anlatımıyla dinliyor. Bu anlatım tercihi, romanın duygusal yükünü daha da görünür kılıyor. Anlatım ve Kurgu Zaman geçişlerinin yer yer hızlı olduğu romanda, olaylar ardı ardına gelişiyor. Bu durum bazı bölümlerde okurun metni sindirmesini zorlaştırabiliyor. Ayrıca imla ve yazım açısından editör tarafından yeniden gözden geçirilmesi gereken noktalar olduğunu da belirtmek isterim. Umuda Açılan Bir Kapı Oldukça sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış olan Umuda Yolculuk, tüm bu zorlukların içinde umudu diri tutmay...

NECİP TOSUN'DAN DURA DÜŞÜNE OKUNAN ÖYKÜLER

Resim
Günümüzün başarılı yazarlarından Necip Tosun ’un on dört öyküden oluşan kitabını bir çırpıda okuduğumu söyleyemem. Çünkü her öykünün ardından kitabı kapatıp biraz durmak, düşünmek ve anlatılanları sindirmek istedim. Yazar, okuru acele ettirmiyor; tam tersine, metnin içinde yavaşlamayı zorunlu kılıyor. Necip Tosun, öykülerinde her şeyi açıkça söylemekten kaçınıyor. Bazı boşlukları özellikle bırakıyor; sanki “buradan sonrasını sen tamamla” der gibi… Bu yaklaşım, okuru pasif bir okuyucu olmaktan çıkarıp metnin ortağı hâline getiriyor. ÖYKÜ İSİMLERİNİN ÇAĞRIŞIMI Kitaptaki öykü adları da üzerinde düşünmeye değer. Kuyu ve İbrahim öyküleri Hz. Yusuf ve Hz. İbrahim kıssalarını çağrıştırırken, İnşirah, İnfitar ve Hüzzam isimleri de benzer bir anlam dünyasına kapı aralıyor. Bu isimlerin, metinlerle kurduğu görünmez bağ okurda merak uyandırıyor. Yalnızlık, Kaçış ve Arayış Öykülerde yalnızlık, ölüm, arayış, kaçış ve hayal kırıklığı temaları belirgin biçimde öne çıkıyor. Bu yoğunluk zaman zaman...

ÇOCUKLUĞUN SICAK İZLERİ YILDIZ TEK GAMLI OKUMASI

Resim
  Günümüz yazarlarıyla okuma serüvenimde bu kez Yıldız Tek Gamlı’nın kalemiyle tanıştım. Daha ilk sayfalardan itibaren, sade dili ve samimi anlatımıyla okuru içine alan bir kitapla karşılaştığımı söyleyebilirim. Anılarla Örülü Dokuz Öykü Sade bir dille kaleme alınan kitap, dokuz öyküden oluşuyor. Ancak bu öyküler, klasik anlamda kurmacadan çok, yazarın çocukluğundan süzülen anıların edebi bir dille aktarımı gibi. Yıldız Tek Gamlı, çocukluk yıllarına ait güzel anılarını kimi zaman duygusal, kimi zaman mizahi bir üslupla harmanlayarak anlatıyor. Öykü mü, Anı Kitabı mı? Kitabı okurken sık sık bunun bir öykü kitabından ziyade anı türüne daha yakın olduğunu düşündüm. Anlatılanlar, okurda “bunu ben de yaşadım” hissini uyandıran, tanıdık ve sıcak sahnelerden oluşuyor. Bu yönüyle kitap, sadece anlatılan dönemi değil, okurun kendi geçmişini de hatırlamasına vesile oluyor. Her Yaştan Okura Hitap Eden Bir Anlatı Hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle okuyabileceği bir kitap olduğunu sö...

KIRIK HAYATLARIN SESSİZ ÖYKÜLERİ: LEPİSKA AYRILIKLAR KİTAP İNCELEMESİ

Resim
  Züleyha Yılmaz ’ın Lepiska Ayrılıklar adlı kitabını yeniden okuyup, hem kendim hem de okuyacaklar için birkaç satır yazmak istedim. Sevgi, aşk, merhamet, özlem ve pişmanlık gibi insana dair duyguların işlendiği kitap, 14 öyküden oluşuyor. Her biri hayatın içinden, tanıdık ve sarsıcı. Kitaba adını veren “Lepiska Ayrılıklar” öyküsünde, sevdiği adamın romanlarının kahramanı olmayı düşleyen Feriha’nın aşkını ve terk edilişini okuyoruz.  “ Bir Âşık Yaratmak ” öyküsünde ise yazdığı adama âşık olan Esra’nın şaşkınlığı dikkat çekiyor. “Çiçeklerin Suyu” adlı öyküsü annesizliğin ağırlığını derinden hissettiriyor. “ Tampon Bölge ” ve “ Kör Kuyu ” öyküleri aklımıza  Sevgi neydi? Sevgi emekti sözünü getiriyor.  “ Fal ”, “ Antidepresan ” ve “Pembe Çiçekli Masa Örtüsü” öyküleri; terk edilmişlik, korku ve zoraki evlilikler gibi günümüzde hâlâ karşımıza çıkan gerçeklere ayna tutuyor. Kitabın son öyküsü “ Tüm Baharlar ” ise babasını küçük yaşta kaybeden bir öğretmenin hüznünü kale...

GÜNEŞİ SÖNDÜRMEYİN KANAYAN BİR YARAYA DOKUNDU

Resim
Güneş’i Söndürmeyelim: Acıtan Bir Konu, Akıp Giden Bir Anlatı   Yazının sonunda söylenmesi gereken sözleri bu defa baştan söylemek istiyorum: Konusuyla içimizi acıtan; ama anlatımıyla su gibi akan bir roman Güneş’i Söndürmeyelim .   Roman, daha ilk sayfalardan itibaren okuru zor bir gerçekle yüzleştiriyor. Hayatın içinden, hepimizin haber bültenlerinde, gazete köşelerinde defalarca karşılaştığı acılarla…   İki Kadın, İki Yaralı Hikâye   Romanda özellikle iki kadın karakter öne çıkıyor:   Biri, eşi tarafından hayattan koparılan Seher; Diğeri ise atanamayan genç öğretmen Mısra.   Bu iki konu, ne yazık ki hepimize fazlasıyla tanıdık. Çünkü kadın cinayetleri ve atanamayan öğretmenler , günümüzün kanayan yaraları arasında. Her gün duyuyor, okuyor, kimi zaman birkaç saniye üzülüp hayatımıza devam ediyoruz. Oysa bu roman, bu acıların sıradanlaşmasına izin vermiyor.   Acının Sadece Bir Kişiye Ait Olmadığını Hatırlatıyor   Kitapta, kadınları hayattan kopa...

YALNIZLIĞIN DÖRT GECELİK AŞKI -BEYAZ GECELER

Resim
BEYAZ GECELER İçine kapanık, hayalci bir gencin Petersburg sokakları nda dolaşırken insanlardan çok evleri tanıdığını söylemesiyle başlayan eser, isimsiz kahramanın yalnızlığını son derece sade bir dille anlatır. İsimsiz genç bir akşam, yine Petersburg’da tek başına gezerken bir köprüde ağlayan genç bir kızla karşılaşır. Kısa sürede arkadaş olurlar. Kız, bir yıl önce Moskova’ya giden sevgilisinin Petersburg’a dönmesine rağmen kendisini arayıp sormadığını anlatır. Kızın sevgilisine bir mektup yazar ve cevabı beklemeye başlarlar. Dört gecelik bu kısa yakınlık sırasında kahramanımız, sevdiği geri dönmeyen kıza aşkını itiraf eder. Kız önce şaşırır; ancak sevdiğinin gelmeyeceğini düşünür ve kendini böylesine seven birini kaybetmek istemez. Geleceğe dair hayaller kurmaya başlarlar. Kahramanımız, hayatında ilk kez bu kadar mutlu olduğunu hisseder. Bu kısa mutluluğun, yıllardır taşıdığı yalnızlığı ve acıları unutturduğunu düşünür.  Tam hayata tutunacak bir dal bulduğunu sanırken, kızın se...

TAHT, ENTRİKA VE KAN: HER YERDE KAN VAR

Resim
  Her Yerde Kan Var – Ayşe Kulin | Kitap İncelemesi   Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen Ayşe Kulin’in Her Yerde Kan Var romanını elime almamla birlikte, kitabı bir günde okuyup bitirdim. Oldukça sürükleyici bir roman olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.   Tarihin Karanlık Bir Kesiti   Roman, 1876 yılı Mayıs–Haziran başında, Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilip V. Murat ’ın tahta çıkarıldığı kısa ama son derece sarsıcı bir dönemi konu alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi açıdan çalkantılı bu süreci, entrikalar, ihanetler ve iktidar hırslarıyla örülü bir atmosfer içinde anlatılıyor.   İmparatorluğun geleceğinden çok kendi çıkarlarını düşünen kişilerin perde arkasındaki hesapları, romanın merkezinde yer alıyor. Güç mücadelesi, hırs ve ihanet; olayların seyrini belirleyen temel unsurlar hâline geliyor.   İktidar, Entrika ve Çöküş   V. Murat’ın sağlık sorunları nedeniyle yönetimde yetersiz kalması, darbecilerin ülkeyi perde arkasından yönetm...