EVLİLİĞİN SESSİZ YÜKÜ HALKALI KÖLE KİTAP İNCELEMESİ BEKİR YILDIZ
EVLİLİĞİN SESSİZ YÜKÜ HALKALI KÖLE
Halkalı Köle – Bekir Yıldız | Kitap İncelemesi
Bekir Yıldız’ın Türk edebiyatında kıymeti yeterince
bilinmeyen yazarlardan biri olduğunu düşündüğüm için, İnsan Posası kitabının
ardından Halkalı Köle’yi okumak istedim.
Halkalı Köle, sade bir dille yazılmış; sessiz ama
derinliği olan bir kitap. Kitap kapağında tür olarak roman ibaresi yer alsa da,
benim için bu metin daha çok uzun hikâye formunda değerlendirilmeyi hak ediyor.
Anlatıda karakterlerin isimleri kullanılmıyor; kişiler “annesi”, “babası”,
“karısı”, “çocuğu” gibi tanımlamalarla veriliyor. Bu tercih, hikâyeyi bireysel
bir anlatıdan çıkarıp daha evrensel bir noktaya taşıyor.
Hikâyenin Çerçevesi
Kitap, anlatıcının anne ve babasının Millî Mücadele
yıllarına uzanan evliliğiyle başlıyor. Sevgiyle atılan bir adımın, zamanla
nasıl ağır bir yük hâline gelebileceği daha en baştan sezdiriliyor.
Anlatıcı, kendi evliliğine başta karşı çıkıyor.
Ancak aşk, gelenekler ve toplumsal baskı onu yavaş yavaş bu hayata razı ediyor.
Küçük yaşta evleniyor ve çok geçmeden baba oluyor. Yıllar ilerledikçe evin
geçimi, sorumluluklar ve beklentiler anlatıcının omuzlarında ağır bir yük
hâline geliyor. Kendini “halkalı bir köle” gibi hissetmeye başlıyor.
Bu noktada “halkalı köle” benzetmesi yalnızca bir
metafor değil; insanın omzuna çöken, görünmeyen ama sürekli hissedilen bir
ağırlık gibi duruyor.
Anlatım ve Teknik
Bekir Yıldız, bu eserde otobiyografik anlatımı ve
bilinç akışı tekniğini ustalıkla kullanıyor. Okur, doğrudan anlatıcının
zihninin içine bırakılıyor. Düşünceler, pişmanlıklar, çelişkiler ve bastırılmış
duygular filtresiz biçimde aktarılıyor.
Bu yönüyle Halkalı Köle, yalnızca bir evlilik
hikâyesi değil; insanın kendi hayatıyla hesaplaşmasının da anlatısı.
Rahatsız Eden Yerler
Kitabın bazı bölümlerinde evliliğe, kadına ve anne
figürüne bakış açısının beni rahatsız ettiğini söylemeliyim. Halkalı Köle
evliliği yüceltmiyor; aksine insanı, zaafları ve çelişkileriyle olduğu gibi
gösteriyor.
Susulan cümleler, ertelenen yüzleşmeler ve “böyle
gelmiş, böyle gider” düşüncesi; evli insanların kurduğu hayatın içinde bile ne kadar
yalnız kalabildiğini düşündürdü bana.
Genel Değerlendirme
Bekir Yıldız’ın dili ve anlatım gücü etkileyici.
Ancak içerik olarak rahatsız eden, hatta kitabı kapatma ihtiyacı hissettiren
sayfalar olduğu için bu kitap hakkında gönül rahatlığıyla “herkese tavsiye
ederim” diyemiyorum.
Yine de Halkalı Köle, evlilik, sorumluluk ve bireyin
iç sıkışmışlığı üzerine düşünmek isteyen okurlar için önemli ve sarsıcı bir
metin.
Son Not
Kitap, beyaz perdeye de uyarlanmış ve başrolde Tarık
Akan yer alıyor. Filmi henüz izlemedim. En yakın zamanda izleyip, kitapta beni
rahatsız eden noktaların filmde de aynı etkiyi yaratıp yaratmadığını görmek
istiyorum.

Yorumlar
Yorum Gönder