FAKİR BAYKURT SAKARCA KİTAP İNCELEMESİ

 

Sakarca fakir baykurt


Bir direniş masalı Sakarca …

Cumhuriyet Dönemi edebiyatının üretken isimlerinden Fakir Baykurt; roman, öykü, deneme, şiir, masal ve gezi yazısı gibi pek çok türde eser vermiştir. Yazarın bir halk masalına yeniden can verdiği Sakarca adlı eser, Kırşehir’de görev yaptığı yıllarda bir öğretmen arkadaşından dinlediği “Her İşi Gören Değirmen” adlı masaldan doğar. Baykurt, dinlediği bu masalı değiştirir, geliştirir ve tam 14 yıl boyunca üzerinde çalışarak Sakarca adlı uzun masalı ortaya çıkarır.

 

Masal, geleneksel halk anlatılarının ruhunu yansıtan, oldukça uzun ve dikkat çekici bir tekerlemeyle başlar. Bu giriş, okuru daha ilk satırlardan itibaren masalın dünyasına davet eder:

 

“Bak dinle beni. Ama canınla, can kulağınla dinle; ne diyor masal! Fal değil, maval değil… Çok yakın bir ülke vardı…”

 

Masalın ana kahramanı Sakarca, sıradan bir horoz değildir. O, yalnızca sabahları insanları uyandıran bir hayvan değil; haksızlıklara karşı susmayan, insanları ve hayvanları uyarmaya çalışan mücadeleci bir horozdur. Sakarca’nın yaşadığı ülkede, halka zulmeden, kimsenin malına mülküne saygı göstermeyen acımasız bir bey vardır. Halk bu zorba yöneticiden korkar ve yaşananlara sessiz kalmayı tercih eder.

 

Ancak Sakarca susmaz. Haksızlıklar karşısında bağırır, çağırır; insanların ve hayvanların gözünü açmaya çalışır. Zorba bey, en sonunda fakir bir köylünün değirmenine el koyunca Sakarca’nın sesi daha da gür çıkar. Köylüleri, horozları ve tavukları uyarmaya çalışsa da kimseyi ikna edemez. Bunun üzerine Sakarca, tek başına da olsa haksızlığa karşı durmaya karar verir ve yola çıkar.

 

Bu yolculuk sırasında başına geleceklerin farkındadır. Sonunun pilavın yanına kızartma ya da haşlama olabileceğini bilse de geri adım atmaz. Yolda kendisini yemek isteyen bir tilki, bir kurt ve bir ırmakla karşılaşır. Onlarla konuşur, anlaşır ve iş birliği yapar. Birlikte, zorba beyin el koyduğu değirmeni geri almak için mücadele ederler.

 

Masal boyunca çocuklara ve okurlara; sorunlar karşısında yılmamanın, tek başına bile olsa doğru bildiğinin peşinden gitmenin ve en önemlisi birlik olmanın gücü anlatılır. Sakarca, tilki, kurt ve ırmak pek çok engeli aşsa da sonunda kibirli ve zalim beye yenilir. İlk bakışta iyiler kaybetmiş gibi görünür.


Ancak masal burada bitmez. Fakir Baykurt, Sakarca’yı bu kez gümüş bir kuş olarak yeniden karşımıza çıkarır. Böylece yenilginin aslında bir zaferin başlangıcı olduğu gösterilir. Yazar, haksızlığa karşı çıkanların er ya da geç kazanacağını vurgular.


Masalın verdiği mesaj son derece açık ve güçlüdür:


Zulüm karşısında susmak tarafsızlık değildir; zalimin yanında yer almaktır.


Sade ve sürükleyici bir dille kaleme alınan Sakarca, yalnızca çocuklara değil, her yaştan okura hitap eden, düşündüren ve ders veren bir eserdir. Birçok yabancı dile çevrilmiş, tiyatroya uyarlanmış ve çizgi filmi yapılmış olması da masalın evrensel gücünü ortaya koyar.

 

Keyifli okumalar…

 


“Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Yorumlara fikrinizi yazabilirsiniz.”


İNCELEMEK VE SATIN ALMAK İÇİN

Yorumlar

  1. Gerçekten merak ettim en kısa zamanda okuyup yorum yapacağım

    YanıtlaSil
  2. güzel bir kitap bence fırsat verin

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CİHAN YILDIZ YUNUS'U ARAMAK KİTAP İNCELEMESİ

YARIM KALMASIN - KİTAP İNCELEMESİ -HATİCE GÜNDAY ŞAHMAN

SELMA FINDIKLI – ANKARA İSTASYONU KİTAP YORUMU