CENGİZ AYTMATOV VE ESERLERİNE DAİR





CENGİZ AYTMATOV VE ESERLERİ

Yazıma Cengiz Aytmatov’u ve eserlerini hatırlamayı ve hatırlatmayı düşünerek başladım. Bunun için önce Aytmatov’un eserlerinden ilk okuduğum “Cemile” ve “Duyşen Öğretmeni” kaleme aldım. O dönemde aldığım tat ile şimdi aldığım tat öylesine farklı ki… 

 

Kırgız Türk romancısı olan Cengiz Aytmatov, 1928 yılında doğmuş ve 2008 yılında aramızdan ayrılmıştır. Yazarımız Kırgız ulusunu, geleneklerini ve kültürünü tanıtarak dünya çapında büyük bir üne kavuşturmuştur. Aytmatov efsanelerle, masallarla, destanlarla yazılarını beslemiş, Kırgız Türk kültürünü psikolojisiyle, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü yeniden inşa edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır. Oldukça sade ve akıcı bir dili olan yazarımızı her yaştan ve her kesimden kişilere tavsiye edebilirim.

 


CEMİLE

Bazı eserleri hakkında birkaç şey söylemek ve tanıtmak gerekirse “Cemile” adlı kitabı ile başlamak isterim. Cemile, aşkı uğruna töreleri çiğnemeyi göze alabilen genç bir kızın hikâyesidir. Olaylar bir Kırgız köyünde savaş zamanında geçmektedir.

 

Cemile erkek gibi yetişen, ağzı sıkı laf yapan, cesur biridir. Eşi savaşa katılmak üzere askere gittiği için birçok işle o uğraşır. Bu işlerden en önemlisi de her gün kayınbiraderi ile birlikte istasyona tahıl taşımaktadır. Onlara yardım eden kişi de Danyar’dır. Danyar cephede ayağı sakatlandığı için gazi olarak bu köye gelmiş, içine kapanık bir gençtir. Zaman içerisinde Danyar ve Cemile birbirini sever ve her şeyi göze alarak kaçarlar. Aslında okuyucular kitabın sonunda Cemile’nin yanlış yaptığını düşünse de aşkına saygı duyup ona hak verir.


 

“Öğretmen Duyşen” adlı hikâyesinde öğretmen olmanın güzel ve zor yanlarını o kadar etkileyici anlatmış ki bir öğretmenin öğrencisi için ne gibi tehlikeleri göze aldığını okuyunca, ülkenin aydınlanması ve eğitimin önemi için bizlerin hiçbir şey yapmadığını görüp kendimize kızacağız.

 

Bir gün köye okul açılır ve Duyşen Öğretmen, okulu onarmak ve öğrenci toplamak için halk ile mücadeleye girişmiştir. Tüm olumsuzluklara karşın okulun tadilatını bitirir ve öğrenciler bulur. Altınay, amcasının yanında oturan öksüz yapayalnız bir kızdır. Kısacık hayatında hep zorluklar ile karşılaşmıştır. Duyşen Öğretmen’in yardımları ile okula başlayan öksüz kız, bir gün yaşı küçük olmasına rağmen evlenme çağı geldi diye okuldan alınır. Duyşen Öğretmen buna engel olmaya çalışır, evlendirileceği adam tarafından kaçırılır ve çeşitli işkencelere maruz kalır. Kısa süre sonra öğretmen Duyşen, öğrencisini jandarmaların yardımı ile Altınay’ı kurtarır ve şehre okumaya gönderir.

 

Daha sonra ülke yönetimi değişir ve Duyşen kalan hayatına postacı olarak devam etmek zorunda kalır. Köyde kimseyle muhatap olmaz ve hayata küsmüşçesine kendini her şeyden soyutlar. Bu esnada da en sevdiği öğrencisi Altınay’da okumuş, ülkesi için çok önemli bir kişi olmuştur. Altınay aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen köyüne gider ama öğretmeni Duyşen onunla bile muhatap olmaz. Altınay, her şeye rağmen köyün tepesindeki yıkık dökük okulları ve kendi elleriyle diktikleri kavaklar yerinde durduğunu görünce mutlu olur.



 GÜN OLUR YÜZYIL OLUR

Gün Uzar Yüzyıl Olur” adlı eserinde iki insanın İkinci Dünya Savaşı yıllarında başlayıp hem iş hayatında hem de özel hayatlarında devam eden dostluklarını çok etkileyici bir biçimde anlatmıştır. Kitapta, Kazangap'ın ölümü ve vasiyeti ardından dostu Yedigey'i anılarıyla yüz yüze getirir ve Yedigey bir ömrü bir güne sığdırır, geçmişi hatırlar. İki insanın bir ömre sığdırdıkları dostlukları, sırt sırta verip rahat etmeleri, hem iyi günde hem kötü günde birbirlerine destek olmaları bizi günümüzde böyle dostluklar bulamadığımız için kıskandırsa da dostluğun, arkadaşlığın ne demek olduğunu çok etkileyici bir biçimde anlatıyor ve ister istemez böyle bir dosta ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsunuz.



 

BEYAZ GEMİ

Beyaz Gemi” adlı eserinde ise annesi ve babası tarafından terk edilip beş altı yaşından beri dedesi tarafından büyütülen adsız bir çocuğun psikolojisi anlatılmaktadır. Yazarımız, dedesinden başka kimse tarafından sevilmeyen bu adsız oğlanın gerçek hayatında mutsuz ama hayal dünyasında mutlu olmaya çalışan hâlini daha doğrusu trajedisini çok etkileyici bir şekilde kaleme almıştır. Aslında bu adsız çocuk, geleneğinden ve ailelerinden koparılmış nesilleri temsil ederek tüm insanlığa çok güzel mesajlar vermektedir.

 

Cengiz Aytmatov’un eserlerinde Anadolu insanının saflığını, temizliğini, sıcaklığını ve samimiyetini bulabilirsiniz. Bu nedenle diğer dünya edebiyatı yazarlarından çok daha ayrı bir yeri vardır bizde…

 

Son olarak meşhur “Al Yazmalım” filmindeki, Türkan Şoray’ı, Kadir İnanır’ı izlerken nasıl bizden biriymiş gibi geliyorsa yazarımızın neredeyse tüm eserlerinde bizden bir şeyler bulmak hiç de zor değil.


“Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Yorumlara fikrinizi yazabilirsiniz.”

 

 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CİHAN YILDIZ YUNUS'U ARAMAK KİTAP İNCELEMESİ

YARIM KALMASIN - KİTAP İNCELEMESİ -HATİCE GÜNDAY ŞAHMAN

SELMA FINDIKLI – ANKARA İSTASYONU KİTAP YORUMU