SELMA FINDIKLI – ANKARA İSTASYONU KİTAP YORUMU

 


Selma fındıklı Ankara istasyonu



Selma Fındıklı – Ankara İstasyonu Kitap Yorumu



    Bazı istasyonlar sadece tren uğurlamaz; bir devri, bir bekleyişi, bir kadının sabrını da uğurlar. 


    Değerli Yazarımız Selma Fındıklı ile biraz geç tanışmış olmanın pişmanlığı var bende. Hele 2015 yılında kaybettiğimizi öğrenince pişmanlığım yerini hüzne bıraktı. Böylesi güçlü bir kalemi erken kaybetmiş ve geç tanımış olmanın hüznü. 


    Yazarımız kısacık hayatına birçok roman ve öykü sığdırdığını da söylemeden geçmeyeceğim. Özellikle öykü alanındaki kitapları da ödül almış. 


        Loş Sokağın Kadınları adlı öykü kitabıyla 1996 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, 

       Ankara İstasyonu adlı öykü kitabıyla Edebiyat alanı Öykü dalında 1998 Türkiye İş            Bankası Büyük Ödülü'nü,

         İmbatta Karanfil Kokusu adlı öykü kitabıyla da 2007 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı             kazanmış. 


Selma Fındıklı'nın özellikle diğer öykü kitaplarını alıp okumak istedim; ama çoğu sitede satışının olmadığını gördüm. Sahaflardan veya nadir kitaptan ikinci el olarak alıp okumak gerekiyor. 


Ankara Sokaklarında Tarihsel Bir Yolculuk



Selma Fındıklı’nın Ankara İstasyonu’nu okurken kendimi eski Ankara sokaklarında yürüyormuş gibi hissettim. Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan bu dönemi, çoğunlukla kadınların gözünden görüyoruz. Onların bekleyişi, korkuları, küçük umutları ve günlük hayatın içindeki mücadeleleri kitabın satır aralarına öyle güzel işlenmiş ki, adeta geçmişin kokusunu hissediyorsunuz.





Kronolojik Bir Tarih Yolculuğu



Kitap 8 öyküden oluşuyor ve öyküler kronolojik sırayla ilerliyor. Mondros Mütarekesi’nden başlıyor ve İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü yıllara kadar devam ediyor. Bu sayede okurken sadece karakterlerin değil, dönemin de yavaş yavaş değiştiğini, tarih akışının içinde yaşandığını hissediyorsunuz.





Sürprizli ve Etkileyici Öyküler



Öykülerin sonları genellikle sürprizli; bazen hüzünle, bazen küçük bir gülümsemeyle bitiyor. Her öykü hem başlığı hem içeriğiyle ayrı bir dünya sunuyor.


Son öykü, “Erzincan’ı Dolan Gel / 1944”, beni derinden etkiledi. Bu kez anlatıcı bir erkek ve 1939 Erzincan Depremi’nin acısı, soğuk kış şartları, yoksulluk ve kayıplar öyle sahici anlatılmış ki, sanki tarihi bir olay değil, bir insanın gözünden yaşanmış bir trajedi okuyor gibisiniz. Satır aralarına ustaca yerleştirilmiş Gazi Paşa’nın vefatı ve İsmet Paşa’nın 2. Dünya Savaşı’na girmeme kararı gibi büyük tarihsel olaylar, öykünün duygusunu bozmayacak şekilde hissediliyor.





Sade ve Akıcı Bir Dil



Dili sade, akıcı ve berrak. Tarihi bilgiler metni ağırlaştırmıyor; günlük yaşamın içinden hissettiriyor. Kitap ödüllü olmayı hakediyor: 1998 İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülü boşuna verilmemiş.





Tarih Sadece Büyük Olaylarla Yazılmaz



Okurken şunu düşündüm: Tarih sadece savaş meydanlarında veya büyük kararlarla yazılmıyor. Büyük tarihi olayların ve savaşların gerisinde, küçük evlerde yaşayan sıradan insanların yaşamındaki etkiler, acılar, yalnızlıklar, çaresizlikler ve umutlar da var. Bu kitapta tam olarak bunu hissediyorsunuz. Bekleyen kadınların sabrı, sessizce mücadele eden erkeklerin yorgunluğu, evde kalan çocukların gözlerindeki korku ve merak… Hepsi, büyük tarihin gölgesinde insanın yaşamını ve duygularını öylesine gerçek bir şekilde aktarıyor ki, satır aralarındaki her küçük detayın kıymeti artıyor.





Hem Edebi Tat, Hem Tarihsel Derinlik



Keşke hep böyle kitaplar, böyle öyküler olsa… İnsan okurken yorulmuyor, anlatılan bilgileri öğreniyor ama bunu bir ders gibi değil, edebi bir tat alarak yaşıyor. Ankara İstasyonu tam olarak bunu yapıyor: hem edebi zevk veriyor, hem de dönemin tarihini, insanların hayatlarını, acılarını ve umutlarını aktarıyor.




Ben Ankara İstasyonu’nu büyük bir keyifle okudum. Eski Ankara’yı görmekten çok, o dönemin insanlarını, onların küçük umutlarını ve dayanma güçlerini tanımak etkileyiciydi.


Kitabı okurken biraz durdum, biraz bekledim, biraz da insanların hikâyelerine kulak verdim. Benim için çok güzel bir tarihsel yolculuk oldu.


Sadece öykü severlere değil, tüm kitap dostlarına tavsiye ediyorum.


“Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Yorumlara fikrinizi yazabilirsiniz.”



Yorumlar

  1. Kitabı merak ettim

    YanıtlaSil
  2. Merak ettim çok güzel bir tanıtım yazısı olmuş

    YanıtlaSil
  3. Bu kitabı ilk fırsatta almak isterim…

    YanıtlaSil
  4. Çok tatlı bir tebessüm bıraktı bende. Diliniz nahif ve akıcı. Umarım yazarın eser, eserlerini okurum, özellikle öykü kitaplarına merak saldığım bir zamanda...

    YanıtlaSil
  5. Kitabı merak ettim çok güzel bir inceleme olmuş

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CİHAN YILDIZ YUNUS'U ARAMAK KİTAP İNCELEMESİ

YARIM KALMASIN - KİTAP İNCELEMESİ -HATİCE GÜNDAY ŞAHMAN